22 Kasım 2020 - 12:55
İran'ın Avrupalı Tarafların İthamları ve Projeksiyon Girişimlerine Yanıtı

8 Mayıs 2018'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kapsamlı Ortak Eylem Planı -BERCAM nükleer anlaşmasından tek taraflı çekilmesinin ardından, bir yılı aşkın süredir İran İslam Cumhuriyeti, BERCAM nükleer anlaşmasında geri kalan üyelerine, Amerika'nın bu anlaşmadan çekilme etkilerini telafi etme şansı vermek amacı ile stratejik sabır gösterdi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Ancak Avrupa ülkeleri, ABD'nin BERCAM nükleer anlaşmasını ihlalinin sonuçlarını telafi etme sözlerini yerine getirmediler. Avrupa'nın İran'a nükleer anlaşmanın avantajlarının sağlanması yönünde verdiği sözlerin hayata geçirmemesinin ardından Tahran, BERCAM nükleer anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini beş adımda azalttı. İran'ın nükleer taahhütlerinin azaltılması Bercam nükleer anlaşmasını sürdürmek için yapılırken, Avrupalılar Tahran'ın eylemini ABD baskısına karşı pasif bir tavır alarak BERCAM nükleer anlaşmasının ihlali olarak yorumlamaya çalışıyor. Bu süreci takiben BERCAM nükleer anlaşmasının üç Avrupalı ​​tarafı (İngiltere, Almanya ve Fransa) Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yöneticiler Kurulu'na yaptıkları açıklamada, İran'ın anlaşmaya aykırı birçok adım attığını iddia ettiler. 

Bu açıklamada Avrupa Troykası, İran'ı eylemlerini derhal tersine çevirmeye ve BM Güvenlik Konseyi'ne tam bağlılığını yerine getirmeye çağırdı. 

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Said Hatipzade Cuma günü, yaptığı açıklamada kınamada bulunarak, İran'ın nükleer programının barışçıl faaliyetlerinin tamamen uluslararası hukuk çerçevesinde, yasal ve meşru olduğunu ve ülkelerin  yadsınamaz haklarına uygun olarak sürdürüldüğünü belirtti.
İran dışişleri bakanı Muhammad Cevad Zarif İran gazetesine son dönemde verdiği bir röportajda, "İran'ın bazı taahhütlerinin askıya alınmasının nedeni, ABD'nin BERCAM nükleer anlaşmasını ihlal etmesi ve Avrupalıların yükümlülüklerini yerine getirmemesidir"ABD'nin çekilmesinden sonra, Avrupalılar da verdikleri 11 taahhüdü yerine getirmeyerek bu anlaşmayı ihlal ediyorlar. Halbuki BERCAM anlaşmasının 36. Maddesi kimi hükümlere uymamamıza izin veriyor. Ancak yine de BM Güvenlik Konseyi'ne bağlıyız."dedi.

Doğal olarak diğer taraflar anlaşmayı terk edip ABD'nin baskısına boyun eğerlerse, anlaşmayı sürdürme çabaları ve fırsatları sonuçsuz kalacaktır. 

Washington D.C.'deki Batı Asya Vakfı'nın icra direktörü Georgio Kafiro ise şöyle bir açıklamada bulundu: "İran'ın eylemlerinin Avrupalılara mesajı  yaptırımlar karşısında  başarısız kalmalarının sonucu olacağıdır. Böylece Avrupalılara, ABD'den bağımsız hareket etmeleri gerektiği mesajı da verilmiştir. "

İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif  daha önce de bir Twitter mesajında ​​üç Avrupa ülkesi yani Almanya, İngiltere ve Fransa'nın Tahran'ın taahhütlerine ilişkin bildirisine eleştirel bir tepki göstererek şöyle yazdı: "Üç Avrupa ülkesinin BERCAM'a yönelik ABD saldırısına tepkisi, İran ile ticareti ve İran'da yatırımı kesmek ve aynı zamanda İran petrolüne boykot yapması idi. RAISINA  2020 zirvesinde, dünyanın en büyük ekonomisinin baskı altında taahhütlerinin ihlal edilmesine izin vermesinin üzücü olduğunu söyledim. BERCAM'ın geleceği İran'a değil üç Avrupa ülkesine bağlı."

Üç Avrupa ülkesi, gerçekçi olmayan iddialara dayanarak, İran'ı bir şekilde bazı yükümlülüklerini sürdürmeye ikna etmek ve kendisinin de BERCAM'daki görevlerini yerine getirememesini örtbas etmek için çalışıyor.Görevleri ve taahhütlerini yerine getirmekte başarısız kalan Avrupa şimdi de İran'a tavsiyelerde bulunmaya çalışıyor.  Bununla birlikte, bu yaklaşım herhangi bir siyasi mantık tarafından kabul edilir olmamasının yanı sıra İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı üyesi olarak meşru haklarına da aykırıdır. Mevcut durumda Avrupa'nın izlediği yolunun sonucu daha fazla güvensizlik ve diyalog ve etkileşim alanlarının tahrip olmasıdır.

342/